Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Evlilikte mutluluk için 10 öneri

Evlilik, hayatınızın dönüm noktalarından biridir; ya mutlu olursunuz ya da pişman… Hangisini seçeceğinize ise karar verirsiniz; eğer niyetiniz mutlu olmaksa, önerilerimize kulak verin!

İltifat edin: Gün içinde en azından biri kere hayat arkadaşınıza güzel bir söz söyleyin. Eşinizin sizden güzel bir söz duyduğundaki mutluluğunu hiç fak ettiniz mi? Dünyadaki birçok kişinin onu hoş ya da çekici bulması bir yana asıl önemli olan sizin ne düşündüğünüzdür.

Aynı zamanlarda sinirli olmayın: Çiftlerin aralarında bazı anlaşmazlıkların olması ve zaman zaman ufak tartışmaların yaşanması elbette çok doğal. Ancak önemli olan tarafların aynı zamanlarda çok sinirli ve fevri hareket etmemeleri olsa gerek. Eğer eryaman escort
eşiniz sinirliyse siz alttan almaya çalışın. Bir daha geri dönüşü olmayan sözlerden ve hareketlerden kaçının. Haklı olsanız bile ortamın sakinleşmesini bekleyin ve bir süre sonra düşüncelerinizi ılımlı bir ses tonuyla belirtin. Hem böylece istediklerinizi yaptırma ankara escort
şansınız daha da artacaktır. Unutmayın ki tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır diye boşuna söylememişler…

Birbirinize bağırmayın: Bir tartışma esnasında o sesini yükseltti diye siz de sakın bağırmaya başlamayın. Bağırmak hiçbir şeyi çözmeyecektir. kartal escort
Sadece durumun biraz daha karışmasını ve hatta sarpa sarmasını sağlar o kadar. İki taraf da aynı anda birbirine bağırıp, çağırırsa sadece gürültü çıkarmış olursunuz. Sesinizi hiçbir koşulda eşinize karşı yükseltmeyin. Sevgiden önce aranızdaki saygıyı koruyabilirseniz uzun yıllar süren mutlu bir evliliğiniz olur.

Eleştirilerinizi yumuşatın: Tabii ki eşinizin bir takım hareketlerini beğenmeyebilirsiniz. Ve konudaki düşüncelerinizi dile getirmekte de özgürsünüz. Ancak önemli olan bunu nasıl yaptığınız… Onu değiştiremeyeceğinizi bilerek hareket etmelisiniz. Sözlerinizin olumlu yönde, sevgi dolu ve ılımlı olmasına özen gösterin. Yoksa hiçbir işe yaramaz. Sadece onu kırmış ve üzmüş olursunuz o kadar. Şu hareketinden nefret ediyorum yerine, hayatım bence böyle davranmak sana hiç yakışmıyor diyebilirsiniz. Ne dersiniz böylesi daha yapıcı olmaz mı?

gelinvedamat

İktidar savaşına girmeyin: Eğer tartışmayı mutlaka birinin kazanması gerekiyorsa bırakın eşiniz kazansın. Aşkın bir iktidar savaşı olmadığını ve incelik istediğini bilerek hareket edin. Evlilik bu durumu daha da hassaslaştırır üstelik. Tartışmayı kimin kazandığı ya da kaybettiği ne kadar önemli sizin için? Bu konuda sakın hırslı olmayın. Neticede böyle küçük hesaplar yaparak bir ömrü o insanla geçiremezsiniz.

Geçmişi geçmişte bırakın: Hiçbir zaman geçmişte yapılan hataları tekrar tekrar eşinize hatırlatmayın. Herhangi bir tartışma esnasında, birden bire konuyla ilgili ya da ilgisiz eşinizin çok eskiden yaptığı bir hatayı gündeme taşımayın. Bu konuyu saptırmanızın yanı sıra olayı uzatmanıza da neden olacaktır.

Birbirinizi ihmal etmeyin: Niye evlendiğinizi unutmamalısınız. Hayatı, üzüntülerinizi ve sevinçlerinizi paylaşmak, hayattan iki katı daha fazla keyif almak için evlendiniz öyle değil mi? Birbirinizden farklı hayatlarınız olabilir, eşiniz maça giderken siz de eski kız arkadaşlarınızla dışarı çıkabilirsiniz. Bunlar evliliğinizi monoton ve sıkıcı bir havaya girmekten kurtaracak küçük detaylardır. Ama bir plan yaparken eşinize hiç danışmıyor, onun fikrini almıyor ya da arkadaşlarınıza ondan daha fazla vakit ayırıyorsanız yanlış yoldasınız demektir. Önemli olan dengeyi kurmanız ve eşinizi her şeyden öte tutmanızdır.

Yatağa asla küs girmeyin: Gün içinde birçok şey yaşamış ve hatta şiddetli bir kavga etmiş olsanız da yatak odanıza dolayısıyla yatağa asla dargın girmeyin. Yatmadan önce mutlaka tüm sorunlarınızı halledin. Aranızda çözülmemiş ve açıklığa kavuşmamış bir problemin olması ertesi günün de keyifsiz ve can sıkıcı olacağı anlamına gelir. Tartışmaları uzatan taraf olmayın. Yatak odanız sizin için özel bir dünya. O odaya sorunlarınızı taşımayın.

dunyaninenpahaligelinlikleri-1

Özür dilemeyi bilin: Eğer yanlış bir şey yaptıysanız bunu itiraf edin ve özür dileyin. Hata yapmanız dünyanın sonu değil ki zaten. Önemli olan bunu fark etmiş olmanız. Ancak tabii ki bunu alışkanlık haline getirmeyin. Nasılsa özür diliyorum konu kapanıyor diye düşünmeyin.

Bir tartışma için iki kişi gerektiğini unutmayın: Bir düşünün bakalım tartışmalarınız neden çıkıyor ve nasıl büyüyor? Acaba sadece karşı tarafı suçlamak ne kadar gerçekçi? Sizin hiç mi payınız yok tartışmalarda. Elbette vardır. Bunu itiraf etmekle başlayın isterseniz ilk olarak işe. Kendinizi eleştirmekten korkmayın. Hep eşinizi suçlayarak bir yere varmadığınızı ve kimi zaman da hatanın kendinizde de olduğunu kabul edin.

burclara-gore-opusme-banner

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

İlişkimde mutlu değilim, ne yapmalıyım?

Bir aşk ilişkisine nokta koyabilmek bazen çok zordur, üstelik zarar verdiği bilindiği halde… “Aşk Yetmediğinde” adlı yeni kitabında verdiği bilgilerle, mutsuz bir ilişkiye saplanıp kalanlara ve bundan kurtulmak isteyenlere rehberlik yapan Dr. Halpern, insanları böyle bir ilişkide tutan şeyin ne olduğuna dair bilmeceyi çözüyor; çözüm yollarını gösteriyor.

“Kötü bir ilişkiyi sürdürmeye devam etmek sağlığınıza zarar verebilir” diyen Dr. Halpern, aynı zamanda böyle bir ilişkinin insanın kendisine olan saygısını ve öz güvenini zedelediğini; hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor. Bu tarz ilişkileri yaşayanların yalnız olmadığını hatırlatan Dr. Halpern, son derece akıllı ve tecrübeli pek çok insanın, onlara zarar verdiğini bildikleri halde, ilişkilerini bitirmekte zorlandıklarını söylüyor. Ve diyor ki;

“İlişkinize ya da evliliğinize nokta koyup koyamama konusunda kararsız kaldığınızda… Bazı şeyleri akışına bırakmanız gerektiğinin farkında olduğunuzda ve bunu yapamadığınızda… Neden gidemediğinizi kendinize sorup durduğunuzda… Umutlarınızın yeterince gerçekçi olmadığını düşündüğünüzde… Evli sevgilinizin eşini bırakıp bırakmayacağından şüphe ettiğinizde… O kişi olmadan yaşayamayacağınızı ya da bir daha asla kimseyi bulamayacağınızı düşündüğünüzde…” bu kitap size ihtiyacınız olan desteği verecek.

Yazar hakkında bilgi:

Howard M. Halpern doktorasını 1954’te Columbia Üniversitesi’nde klinik psikoloji üzerine yaptı. Pek çok kliniğin ve hastanenin yanı sıra, Columbia Üniversitesi, Finch College ve Metropolitan Institute for Psychoanalytic Studies’in bünyesinde yer almıştır. 1962 ile 1977 yılları arasında New York Student Consultation Center for Psychoterapy’nin yönetici yardımcılığını üstlendi. American Academy of Psychotherapists’in başkanlığını yapan Halpern, Voices: The Art and Science of Psychotherapy’nin yayın danışmanlığını yapıp sayısız makaleye ve birçok kitaba imza atmıştır. Cutting Loose: An Adult Guide to Coming to Terms with Your Parents (Bantam) bunlardan biridir. Son kitabı Finally Getting It Right’tır. Halpern aynı zamanda “On Your Own” adlı köşe yazılarını ulusal bir dergide yayınlamaktadır. Halpern, American Board of Professional Psychologists’in üyesidir.

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

İlişkinizi canlandıracak 10 öneri

Her şey biraz rutine binmişken, ilişkiyi canlı tutacak bazı küçük jestleri unutuveririz. Aslında her gün sürekli ufak jestler yaparak ilişkinizde olumlu bir değişim meydana getirebilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, herkesin günlük hayatta kolayca uygulayabileceği ve sağlam temellere dayalı bir ilişkiye sahip olabileceğiniz örnek davranışları sizler için yazdı:

AKILLI TELEFONUNUZU KAPATIN

Akşam yemeklerinde telefonunuzdan sürekli sosyal medya hesaplarınızı takip ediyorsanız, o zaman telefonunuzu kapatmanın vakti gelmiş demektir. Çok sık sosyal medya kullanımıyla ilişkideki mutluluk arasında ters orantı vardır. Bazı insanlar kızgın bodrum escort
olduklarında, partnerlerine bir şey söylememek için telefonlarına sarılıp, ona mesaj gönderme yolunu tercih edebilirler. Bu, kişinin bir nevi partneriyle kendi arasında mesafe oluşturmak için tercih ettiği bir yöntemdir. Her ne kadar böylesi bir durumda partnerinize sevgi escort bodrum
dolu ya da güzel içeriği olan bir mesaj yollamanın zararı olmasa da, bir şeye öfkelendiğinizde bunu direk olarak onunla konuşmanız daha faydalı olacaktır.

YATAĞA AYNI ANDA GİRİN

Partnerinizle hiç özgürce, rahat bir zaman geçiremediğinizi mi düşünüyorsunuz? Özellikle kadınların bu konuda çok hassas olduğunu belirtmeliyim. O zaman yatağa aynı anda girmek bir çözüm olabilir. Uyku zamanı bütün gün içinde belki de baş başa kalabildiğiniz tek zaman olabilir. Geceleri geç saatte uyuyan biri olsanız bile, partnerinizle yatağa aynı saatte girebilir ve o uykuya dalana kadar yanında durabilirsiniz. gümbet escort
Yataktayken dokunun elbette ki, sarılın. Her ikiniz de mutlaka yeteri kadar uyumalısınız. Geceleri yeteri kadar uyumayan kişiler ertesi gün partnerleriyle tartışmaya daha yatkındır.

PARTNERİNİZE BİR FİNCAN KAHVE YAPIN

Partnerinize olan sevginizi ifade etmek için illa her zaman büyük jestler yapmanıza gerek yok. Mesela sabahları ona bir tost yapmak gibi basit bir jest ilişkinizin düzelmesine yardımcı olabilir ya da şöyle kıvamında bir Türk kahvesini bazen siz yapmalısınız. Partnerlerin birbirlerine sık sık ufak jestler yapması mutlu bir ilişkinin göstergesidir. Sık sık ve düzenli olarak ufak jestler yaparak, ilişkinin rutinleşmesine engel olmanın yanında, ona önemli ve özel olduğunu hissettirebilirsiniz.

GEÇMİŞTEKİ KOMİK BİR ANINIZDAN BAHSEDİN

İlk görüştüğünüz zamanlardan, o ayaklarınızın havada olduğu zamanlardan ara ara bahsedin. Gittiğiniz yerler, yaptığınız çocukça, çılgınca anılardan bahsedin. Bazen en iyi hatıralar en komik olanlarıdır. Motivasyon ve duygular üzerine yapılan bir araştırmada, geçmişte beraber güldükleri olayları hatırlayan çiftlerin ilişkilerinden memnuniyet oranları, yine olumlu hatıraları olan fakat içinde komiklik ya da eğlencenin olmadığı anılarını hatırlayanlara göre daha yüksek çıkmış. Geçmişte gülünen bir olayı hatırlamak ilişkiye taze kan pompalıyor. Çünkü kişiler o olayı hatırladıklarında yeniden gülüyorlar ve rahatlıyorlar.

TER ATTIRACAK BİR EGZERSİZ YAPIN

Düzenli egzersiz yapmanın uzun vadede yatak odasındaki dayanıklılık, güç ve esnekliği arttırdığı herkes tarafından bilinir ama ter attıracak bir egzersiz yapmanın hemen görülebilecek sonuçları da vardır. Egzersiz sonucu açığa çıkan endorfinler sizde bir adrenalin akımına sebep olur, bu da cinsel olarak uyarılmanıza yardım eder. Yürüyüş yapmak, koşmak ya da bisiklete binmek gibi kalp atım hızınızı arttıran aktivelerin kişinin cinsellik isteği üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Sizin cinsel olarak uyarılmış olmanız partnerinize de sirayet edecek ve ilişkinize farklı bir heyecan katacaktır.

AKŞAM YEMEKTEN ÖNCE DANS EDİN

Sürekli yeni şeyler deneyen çiftlerin ilişkileri daha yüksek kaliteli. Mesela akşam yemeği zamanı yeni bir şey denemek için uygun zamanlardan biri. Yemek yaparken hoş bir müzik açın ve beraber dans etmeye başlayın, dans uymuyorsa içten bir sarılmayla açtığınız türkü ya da şarkıya uyum sağlayabilirsiniz. Ya da mesela yemeği bu kez siz yapabilir, en azından güzel müzik eşliğinde salatayı da siz halledebilirsiniz.

CİNSELLİĞİ YATAK ODASININ DIŞINA TAŞIYIN

Giriş, gelişme ve sonuç uygulamasıyla rutinleştirip resmi daireye çevirdiğiniz yatak odasını memuriyet havasından kurtarın. Cinsel yaşantınızda önemli olan ikinizin de tatmin olmasıdır, cinsellik dürtüseldir çok fazla kuralı, aşırı sınırları ve rutini sevmez. Cinselliği daha önceden hiç yaşamadığınız bir odada ya da yerde deneyin. Cinsel hayattaki bu gibi değişiklikler dopamin sistemini harekete geçirir. Vücudunuz daha çok dopamin salgılamasına sebep olacak bir şey yaptığınızda, o şey pozitif pekiştirici vazifesi görüyor. Partnerinize böyle bir öneride bulunmak için uzun uzadıya açıklama yapmanıza gerek yok. Mesela, bir cümleyle ona niyetinizi belli edebilirsiniz.

PARTNERİNİZE SARILIN

Sarılma ya da partnerinizin elini tutma gibi cinsellik dışı dokunmalar da ilişkinizin canlı ve sağlıklı kalabilmesi için cinsellik kadar önemlidir. Partnerinize ne kadar çok dokunursanız, birbirinize karşı kendinizi uzun vadede o kadar rahat hissedeceksiniz. Dokunma bizim rahatlama ve sakinleşme yollarımızdan biri. Partnerinize her dokunduğunuzda, ona pozitif bir mesaj yolluyorsunuz.

ONA YENİ BİR SORU SORUN

Herhangi bir çifte sorsanız, belki sohbet zamanlarının çoğunda işten, çocuklardan ya da arkadaşlarından bahsediyorlardır. En son ne zaman partnerinize onunla ya da ilgi alanlarıyla alakalı bilmediğiniz bir şey hakkında soru sordunuz? İlişkiler geliştikçe, herkes değişiyor. Bu nedenle, ilişkinizin ilk başladığı yıllara kıyasla, partnerinizin ilgi alanlarında ya da isteklerinde değişiklikler olmuş olabilir, olmamışsa da onun ilgi alanlarını da merak edebildiğinizi gösterin, şaşırtın. O nedenle, partnerinize normalde sormayacağınız bir soru sorun.

ONA SIK SIK TEŞEKKÜR EDİN

Partneriniz size yardımcı olma amaçlı ya da sizi özel hissettirecek en son ne yaptı, bunu düşünün ve ona bunun için teşekkür edin. Partnerinizle zaman içinde birbirinize karşı rahat olduğunuz bir ilişki biçimi geliştirdiğiniz için, ihtiyaçlarınızı zaten karşılaması gerektiğini düşünmeye başlayabilirsiniz. Partnerlerden biri diğerine mesela ev işlerinde yardımcı olsa ya da bir hediye alsa, diğer partner çoğunlukla ona teşekkür etmeyi unutur. Ve hiç partnerinize sadece hayatınızda olduğu için teşekkür ettiğiniz oldu mu?

Mehmet BAŞKAK // Uzman Klinik Psikolog

www.mehmetbaskak.com // Tel: 0(212) 296 52 99

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Erkekler seni terk ediyorsa bunu okumalısın!

ask-ayrilik-kadin

Terk edilmiş bir kadın anlatıyor: ilgili ve sevgi doluyum, her konuda sohbet edebilirim, uyumluyum, bakımlıyım ve güzelim ama yine de terk ediliyorum. Onun için her şeye yapmaya hazırım ama bunu anlamıyor. Her ilişkimde aynı sonu yaşıyorum; acaba erkekler beni neden terk ediyor? Eğer siz de bu kadınla ortak özellikleriniz olduğunu görüyorsanız; “Yüksek Topuklar” ekibi olarak hazırladığımız özel araştırma haberimiz size rehberlik edecektir.

Bazı kadınlar, duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kendilerini feda ederek aşırı verici olurlar. Erkekler üzerinde olumlu izlenim bırakmak, sevilmek, ilişkisini sürdürmek için her şeyi yapmaya razı tavır sergilerler. Bu durum, erkeklere itici gelmelerine ve terk edilmelerine sebep olur.

Yakınlık kurmak, ilgili olmak ilişkiyi bitirebilir mi?

Küçük kızlar babalarını memnun etmek için kendilerini feda ederek büyürler, genç kadınlar olduklarında ise ilişki yaşadıkları erkekleri iyi giyinerek, oturup kalkmasını bilerek, para kazanarak, arkadaşlarına iyi davranarak, onun istediği filmi izleyerek memnun etme gayretine girerler. Çünkü kadınlar, birliktelikleri erkeklerden daha çok önemserler ve bu yüzden kendilerini yakınlık kurmak, fedakarlık yapmak zorunda hissederler.

Bazı kadınlar yalnız kalma, sevilmeme korkusu yaşarlar ve bunun üstesinden gelmek için ilişkilerinde aşırı verici kadınlara dönüşürler. Sizin de yaşadığınız gibi aşırı fedakar olmak çok sevilmenizi sağlamadığı gibi erkekler tarafından terk edilmenize ve o korktuğunuz yalnız başına kalmaya zemin hazırlar.

Kadınlar neden aşırı vericidir?

Aşırı verici kadınların tipik bir özelliği de kendilerine güvensizlikleridir. Yetersiz olmaktan korkarlar. Bunun sebebi ise çocuklarından yetişkinliğe getirdikleri ve çözülmemiş sorunlarıdır. Çocukken gördükleri sevgi tutarsız veya hiç sevgi görmemişlerdir. Bu yüzden ömür boyu sevgi açlığı çekerler. Sevilmedikleri zaman duydukları acıyı sürekli bastırmak isterler. Çocukken ihmal edilmiş ve takdir görmemiş kadınlar, birlikte oldukları erkeğe aşk yağdırarak geçmişteki derin üzüntülerini yok edecek doyurucu bir karşılık görmeyi umarlar. Yani siz de aşırı verici bir kadınsanız bunun sebebi çoğunlukla anne, babanızdan alamadığınız sevgidir.

Sevgiye hasret kalmış aşırı verici kadınlar, karşısındaki erkekten sevgi alabilmek için kendilerini feda etmeleri gerektiğini düşünürler. Kendilerini oldukları şekilde sevilmeye layık görmezler, bu korkunun etkisiyle ancak aşırı verici olduklarında sevilebileceklerini düşünürler. Bu yüzden ilişkilerinde hep neşe, sürpriz, eğlence kaynağı olmak gibi aşırı yorucu sorumluluklar üstelenebilirler; üstelik kimsenin ondan böyle bir beklentisi yoktur.

mutsuz-kadin-cift

Peki, erkekler ne düşünüyor?

Erkekler, kadınlar aşırı verici olduklarında minnettarlık duymazlar. Bu, onların ilişkiye daha çok bağlanmasını sağlamaz ki sürekli terk edilen bir kadın olarak siz de aşırı vermenin işe yaramadığını iyi biliyorsunuz.

Erkekler, bir kadına ilgilerini sürdürebilmeleri için ona sevgi verme gereğini duyarlar. Eğer her şeyi kadın verirse, erkeğe verecek pek bir şey kalmaz. Bu durum erkekte duygusal bir boşluk ortaya çıkartır ve yakın olma arzusunu yok eder. Erkeğin huzursuz olduğunu gören kadın endişelenir ve bu durumun kendi hatası olduğunu düşünür. Aslında bu noktada daha az verici olarak erkeğin ilgisini çekebilecekken tam tersini yapar ve daha çok vererek erkeği kendisinden uzaklaştırır. Sonuç? Terk edilerek biten bir ilişki daha…

Kadınlar gerçekten güçlü müdür?

Erkeğin size nasıl davranacağını belirleyecek kadar güçlüsünüz. Biliyoruz, ilk duyduğunuzda imkansız ve anlamsız geliyor ama gerçek şu ki siz: istediklerinizi yapacak ve yaptıracak kadar güçlüsünüz. Eğer davranışlarınızla bir erkeğin sizi istismar etmesini, terk etmesini sağlıyorsanız; size harika davranmasını da sağlayabilirsiniz. Bunun için karşı tarafın bazı özelliklerini iyi tanımalı ve oyunu kuralına göre oynamalısınız.

Size acı gerçeği açıklayalım: erkekler, annelerinden hizmet görmeye, faydalanmaya, duygu sömürüsü yaparak isteklerini elde etmeye o kadar alışmışlardır ki siz de annesi gibi fedakar, verici davranırsanız size aşık olup isteklerinizi yerine getirmek şöyle dursun sizden nasıl faydalanacağına bakar. İnsanoğlu işte, doğasında nankörlük var.

Yemeğini yapar, çamaşırlarını yıkar ütüler, kirli çoraplarını sepete atar, arkadaşlarına kral gibi davranır, maç izleme gecelerinde patates-bira servisi yapar, ailesine muhteşem ilgi gösterir, sizi her aradığında buluşma için uygun olur koşa koşa giderseniz o adam sizi sağılacak bir koyun gibi görür.

En kendini geliştirmiş, en eğitimli erkek bile bir zamanlar annesinin aslan parçası olduğu için ve ihtiyaçlarının her şartta karşılanması gerektiğine inandığı için sizde bu potansiyeli gördüğünde kullanmaktan çekinmeyecektir. Mesele sadece ev işlerini yapmak da değildir: her zaman bakımlı olursanız, sürekli hediyeler alırsanız, her sevişme isteğine çok ateşli şekilde yanıt verirseniz, gideceği yere kadar arabayla bırakırsanız, grip olduğunda bile eve onkoloji servisi kuracak kadar özel bakım yaparsanız o adam sizin için kılını kıpırdatmaz, bir süre ihtiyaçlarını karşılatır sonra da terk edip gider.

aglayan-uzgun-kadin

Erkeklerden acı bir itiraf

32 yaşında, büyük şehirde büyümüş, üniversite mezunu bir erkek şöyle diyor: üzgünüm ama biz şöyle düşünüyoruz: eğer bir inek bedavaya süt veriyorsa, ineği almayız! Acaba siz de karşılığını almadan belki sadece ufak bir trip atarak sürekli verdiğiniz için terk ediliyor olabilir misiniz?

Erkeğin ilgisi nasıl çekilir?

Erkekler, karşılık beklemeden veren kadınlardan rahatsız olur, onlardan sıkılır, onları takdir etmez, hatta onlara saygı bile duymaz. Erkek aşka katılabilmek için kadına saygı duymak ve sevmek gereğini hisseder. Kadına bir şey veremez ve aşka katılamazsa aralarındaki mesafe yavaş yavaş artar. Aşırı vermenin değişmez sonuçları vardır: ilgi ve saygıyı azaltır, yakınlığın anlamını bozar. Bazı durumlarda erkeğin kadını istismar ettiği bile görülür.

Kendinizi nasıl iyileştireceksiniz?

Bir süre ilişkisiz veya erkeksiz kalmak önemlidir. Onunla birlikte değilken neler hissettiğine bakarak anlamaya çalışın. İlk duygular, çocukluğunuzdaki duygulara benzeyecektir. Yalnızlık ve korku hissedeceksiniz ama bu zamanla geçecek ve bunu başardığınız için kendinizi daha iyi, daha güçlü ve daha yeterli hissedeceksiniz. Kendinizden şüphe duymamayı, yetenekli ve yeterli bir kadın olduğunuzu keşfedeceksiniz.

Kendinizi kurban etmekten vazgeçin, siz değerlisiniz. Sizden istenen her şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Hayır demek, reddetmek ve kendinizi düşünme hakkınız var. Ve siz bir erkekten saygı duymak istiyorsanız, önce kendinize saygı göstermelisiniz. Kendinizi feda etmek, aşırı verici olmak kendinize saygı ve sevginizin olmadığını kanıtlıyor; lütfen bunu değiştirin. Kendinizle olumlu duygusal bağlar kurun, ne kadar sevilebilir olduğunuzu fark edin.

Biz “Yüksek Topuklar” kadınları olarak sizin için özel haberler hazırlarken kendimizi keşfediyoruz, bizim de kendimizi geliştirmediğimiz zamanlarda verici kadınlar olduğumuzu fark ediyoruz ama okudukça, kendimizi tanıdıkça saygı ve sevgimizi artırıyor ve kendimizle aşk yaşıyoruz. Sizin için

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Seni bir erkekten daha mutlu edecek 9 şey

Mutlu olmak için bir erkeğe mi ihtiyaç duyuyorsun? Aslında bir zamanlar biz de senin gibiydik ama sonra hayatın mutluluk veren farklı yönlerini keşfettik. ‘Yüksek Topuklar’ editörleri olarak Seni bir erkekten daha mutlu edecek 10 önerimizi hemen okumalı ve yapmalısın. Göreceksin, ayrılık acısı bile üzerinden kuş tüyü gibi uçup geçecek.

Kızlarla gıybet yapmak

Hadi ama, hepimiz gıybetin kötü olduğunu biliyoruz ama yapmaktan geri kalamıyoruz. Kızlarla buluşup eski sevgililer ve ünlüler hakkında gıybet etmek çok eğlenceli olabilir. Zaten magazin haberlerini neden takip ediyoruz ki? Biraz da erkekleri eleştirir ve harika kendimizi harika hissederiz.

Romantik dizi izlemek

Son dönem Türk dizilerinde süper gelişmeler var, iyi oyuncularla keyifli hikayeler sunuluyor. Biz, ‘Aşk laftan anlamaz’ dizisini çok sevdik, hemen birkaç bölümü internetten izleyebilirsin. Hande Erçel’in stilinden ipuçları alabilirsin.

hande-ercel-3

Bir parça çikolata yemek

Portakallı bitter çikolata yedin mi? Peki, deniz tuzu ve bademli? Çikolata, beyindeki mutluluk hormonlarını salgılatır ve gerçekten kendini iyi hissetmeni sağlar. Ancak, lütfen çok fazla yeme sonra kilo alırsın ve üzülürsün.

Kırmızı ruj sürmek

İnanılmaz ama gerçek: Kırmızı ruj seni hemen mutlu edebilir. Mat ya da parlak, açık ya da koyu kırmızıyla harika bir görünüme kavuşabilirsin. Etrafından iltifatlar almak, seni fazladan mutlu edecektir.

Bol köpüklü kahve içmek

En sevdiğin kahveyi her gün içiyorsun ama farklı bir tür deneyeme ne dersin? Tarçınlı Türk kahvesi, bol köpüklü latte veya double espresso içmeyi denemelisin. Kesinlikle iyi gelecek! Ancak bunu aceleyle değil bir tören edasında özenle yapmalısın.

Kendi başına dans etmek

Topluluk içinde dans etmeye çekiniriz ama bunu kendi başımıza kolayca yapabilirsiniz. Ortanyal veya Latin müziği eşliğinde evde hemen dans etmeye başla! Eğer yüksek ses çevreni rahatsız eder diye düşünüyorsan, kulaklık takıp bunu yapabilirsin.

muzik-haberi

Şehir içinde turist olmak

Seyahat etmek ve yeni yerler görmek her zaman iyi gelir, mutluluk verir. Çok uzaklara gitmeye gerek yok, şehir içinde turist olmak bile seni bir erkekten daha çok mutlu eder. Sultanahmet semtine gidip tarihi alanları gezmek, Gülhane Parkı’nda yürümek ve sonunda oturup bir çay-kahve içmek gör bak sana nasıl iyi gelecek!

Yatak odanı temizlemek

Tamam, temizlik fikri çok cazip gelmiyor olabilir ama inan bana yaptıktan sonra kendini çok iyi hissedeceksin. İnsanlar, temiz çarşaflarda uyumanın mutluluk verdiğini söylüyorsun. Harekete geçmek için heves gelmesini bekleme ve hemen yatak odasını temizlemeye başla. Kıyafetlerini elden geçirebilirsin ve artık sıkıldıklarını bağışlayabilir veya satıp paraya dönüştürebilirsin.

Tarot falı baktırmak

Gıybet kadar fal bakmaktan da hoşlanıyoruz, bu yüzden Yüksek Topuklar’da ücretsiz tarot falı hizmeti sunuyoruz. Hemen bir tarot falı baktırıp üzerinde yorum yapmaya ne dersin? Bence bunu her gün bir kere yap, sana çok iyi gelecek.

Tarot falı baktırmak için buraya TIKLA

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Erkeklerin kadınlarda beğendiği 5 özellik

Hoşlandığınız erkeği etkilemek, çekim alanınıza sürüklemek ister misiniz? O halde hazır olun! “Yüksek Topuklar” editörleri olarak, etrafımızdaki erkeklere kadınlarda beğendiği özellikleri sorduk. Erkek dünyasından sırları şimdi sizinle paylaşıyoruz!

Kadınlar için süper kahraman olmayı seviyorum!

Ahmet: Kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü kadınları elbette hepimiz beğeniyoruz. Ancak, ben bazen süper kahraman gibi hissetmek istiyorum! Yeni bir cep telefonu alırken bana danışması, arabasının kış lastiklerini ne zaman değiştireceğini sorması hatta kavanoz kapağını açmamı istemesi bile beni mutlu ediyor. Bu bana, hayatta kadın ve erkeğin dengeli gücünü kullanmasını ifade ediyor. Sevgili kadınlar, hayatla başa çıkmak için adım atın ama izin verin, biz de sizin için harekete geçelim!

Çiçeksi ve ferah kokan kadınları beğeniyorum!

Tolga: Aslında şu anda tüm erkekler adına konuşuyorum: Temiz ve güzel kokan kadınları seviyoruz! Çiçeksi ve ferah parfüm kokusu bizi gerçekten etkiliyor. İtiraf etmeliyim: Bazen, sadece kokusuyla büyülenip peşinden gittiğim kadınlar oldu. O yüzden tavsiyem şu: Sevgili kadınlar! Hızlı bir duş alıp, gün boyu ferah ve güzel kokmak için kendinize vakit ayırın. Karşılığını, biz erkeklerden kesinlikle alacaksınız.

Samimiyetle gülümseyen kadınları beğeniyorum!

Barış: Yoğun iş hayatı, trafik, sorumluluklarımız arasında koştururken samimiyetle gülümseyen bir kadına ihtiyaç duyuyorum. Bana, günün tüm yorgunluğunu unutturuyor ve kendimi tazelenmiş hissetmemi sağlıyor. Açıkcası, çok özel sürprizler bile gerek yok. Beni gördüğü anda gözlerinin parlaması ve gülümseyerek ‘nasılsın?’ diye sorması bile beni çok etkiliyor.

Kendini geliştiren kültürlü kadınları beğeniyorum!

Onur: Hayat devam ederken, kendini ileri taşıyan kadınları beğeniyorum. Farklı bir müzik türünden hoşlanması, şehirdeki etkinlikleri takip etmesi, tutkuyla bağlı olduğu bir yazarın olması beni çok etkiliyor. Günün sonunda, hayatın her telinden konuşup öğrenebildiğim, eğlendiğim bir kadınla birlikte olmak istiyorum. Birlikte izlediğimiz dizinin yeni bölümünün yayınlandığını ondan duymak harika olurdu.

Dozunda iltifat eden kadınları beğeniyorum!

Kadınlar ilgi görmek, beğenilmek istiyor. Haklısınız! Ama, bizim de özel ilgiye ihtiyacımız var. Sürekli övülmekten bahsetmiyorum ama dozunda iltifat almak beni çok mutlu ediyor. Parfümümün güzel koktuğunu, ona aldığım hediyeyi beğendiğini, gömleğimin yakıştığını duymak istiyorum. Her gün bir doz övgü, bence her erkeğin hoşuna gider. Haklı değil miyim? Benim için özel olan bir kadının, bana tatlı sözler söylemesi egomu okşuyor.

Yüksek Topuklar Öneriyor:

Şimdi, “Yüksek Topuklar” ekibi olarak, bizim bir önerimiz var. Erkeklerin, ferah ve çiçeksi kokulardan hoşlandığını öğrendik. Bakımlı ve kendine özen gösteren kadınlar zaten güzel kokmak ister. Parfüm ve deodorant tercihinizde Emotion’ın birbirinden güzel 8 kokusundan birini tercih edebilirsiniz.

Detaylı bilgiler Emotion Facebook sayfasında! Görmek için TIKLAYIN

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Alfa kadın olmaya gerek var mı?

Yazar ve ilişki danışmanı Candan Ünal, alfa kadını mercek altına alıyor. Bambaşka bir bakış açısıyla alfa kadın nedir, gerçekten böyle bir kadın olmaya gerek var mı sorularını cevaplıyor.

Öncelikle Alfa kadını zorlu ve çetin bir iş yaşamının içinde olacakmış. Aynı zamanda ev işleri, çocuk yetiştirme ve sosyal hayat konusunda da dengeyi kurmuş olacakmış. Eh, fena değil, bizim çalışan kadınlarımızın çoğu bunu becerebiliyor zaten. Bununla bitse canımı yiyin de bitmiyor. Alfa kadını olmak için bir kere giyim kuşam kuralları var. İlk ve en önemli özellik, yüksek topuklu ayakkabı.(Sitemiz okuyucularına cuk oturdu, buradan yırttık!) Düz, topuksuz ayakkabı giymek, ben sıradan biriyim, hayatım başarısızlıklarla dolu anlamına geliyormuş. İkincisi, mutlaka çok pahalı ve marka olan bir çantası olacakmış. O çantalar benim evin kirası kadar, nasıl olacaksa?

Üçüncüsü, yine pahalı ve marka cep telefonu elinde, o da yetmeyecek kulağında bluetooth kulaklığı takılı olacakmış. Çekici, seksi ve zayıf vücudu, marka kıyafetleri ve gözlerinde bilmem ne marka gözlüğü olacakmış.

Şimdiye kadar olan kısım zaten bir çoğumuz için hayal. Kendi adıma söyleyeyim, para ile ilgili olan kısımları çözdük diyelim, şu çekici ve zayıf vücut işini nasıl yapacağız?

Asıl sorun ise şimdi başlıyor: Alfa kadını, bir Beta erkeği ile birlikte olurmuş. Beta erkeği şu oluyor. Adam bütün gün evde yan gelip yatıyor, sözüm ona evden çalışıyor, kolunun altında bir sörf tahtası, kadın işte yırtınırken, o Miami sahilinde keyif yapıyor, altında kot pantolon ve boynundan geçirilmiş spor çanta ile vücuduna yapışan tişörtü, yüzünde ise “baby face” dedikleri seksi ama yaramaz çocuk ifadesi olan yaşı genç adamlar Beta erkek sınıfına giriyor. Yani, bir adette bu modelden bulacaksınız.

Bütün bunları yaparsanız, size Alfa kadın diyecekler. Şimdi düşündüm de aslında nerdeyse hepimiz Alfa sayılırız. Bak şimdi, çalışmaksa çalışıyoruz. Büyük ihtimalle boşadığımız ya da boşamayı gönülden istediğimiz bir kocamız ve ondan yadigar çocuğumuz da var. Buraya kadar uydu. Temizlik ve ev düzeni dersen kimse bizim gibi yapamaz. Sosyal hayatımız da var; yan komşu, akşam çaya gelen arkadaşlar, mecburi akraba ziyaretleri, kimse bizim gibi sosyal olamaz.

Şimdi gelelim aksesuar kısmına. İş yerinde torbanın içinde duran düz pabuçlarımıza rağmen, işe gelirken ve düğünlerde giymek üzere satın aldığımız bir yüksek topuklu ayakkabımız var. Cep telefonu bizde zaten lüks sayılmaz hatta şebeke tasarrufu yüzünden birkaç tane var. Bluetooth kısmına gelince hayati tehlikeden dolayı takamayız. O kulağımızda yolda yürürken, karşıdan hızla gelen ve korna yerine arabada müziğin sesini açmayı seçen bir öküz arkadaş bizi altına almasın diye tetikte olmalıyız.

Çanta desen bizim pazardan aldığımız çantalar zaten marka, en azından üstünde öyle yazıyor. Taklit, maklit kim anlayacak. Marka kıyafetimiz olmasa da markaymış gibi taşıyabildiğimiz bir ruhumuz var. Eh işporta gözlüklerimiz de çeşit çeşit. Zaten yıllardır tüm medya organları, 0 bedene taktıkları için mutfak masrafından kısıp estetiğe yatırdık, hepimiz birbirimize benziyoruz. Orda da sorun yok. Buraya kadar hala Alfa kadını durumumuz sürüyor da, ben şimdi şu adamı nerden bulacağız onu düşünüyorum.

Buldum! Köylerden birine gidelim. Kahvede pişpirik oynayan yağız delikanlılardan birini alalım. Ayağına bir kot, üste body, sörf tahtası yerine de tavlayı verdik mi kolunun altına, bu iş tamamdır. Kalkın kızlar, herkes gara, ilk otobüs nereye gidiyorsa ona binip bulalım şu köyden Beta erkeklerimizi.

Aman, benim ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor herhalde, koskoca Alfa kadınına otobüsle gitmek olur mu? Kalkın havalimanına!

Peki, siz alfa kadını olmak hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşağıdaki forma yorumlarınızı yazabilirsiniz.

Candan Ünal / İlişki danışmanı

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Aldatıldığınızı nasıl anlarsınız?

İlişkilerde en kötü ayrılık aldatılarak olanıdır. Genelde ilişkilerde aldatan taraf erkek oluyor. Fakat son yıllarda bu durum tersini gösterdiğini, araştırmalara dayanarak söyleyebiliriz. Ama yine de erkekler aldatma yüzdesinin büyük kısmına sahip. Ömür boyunca bir ilişkide kalmak erkek için bir sorun olabiliyor. Erkeklere neden aldattıklarını sorduğunuz zaman ya “bir kadınla bir ömür geçer mi?” ya da “ihtiyaçlarımı karşılayamıyor” gibi ucuz cevap almanız oldukça normal. Neden aldattıklarını anlamak için onların önce psikolojilerine, daha sonra da arkadaş çevrelerine bakmanız gerekiyor. Çünkü erkekler genellikle arkadaş çevresine uyum sağlama, onların karşısında “küçük düşmeme” gibi iç güdüler ile hareket ederler. Hal böyle olunca da aldatma eylemini isteyerek veya istemeyerek gerçekleştirirler.

Peki siz ilişkinizde, karşınızdakinin sizi aldattığını nasıl anlarsınız? Hastalıklarda olduğu gibi, ilişkilerde de bu tarz durumlarda erken teşhis hayat kurtarır nitelikte. Erkenden öğrendiğiniz aldatılma durumuna, erken çözüm bulmanız size fazla vakit kaybetmeden sonuca varmanızı sağlayacak ve o arada boşa zaman kaybı yaşamayacaksınız. Ruh sağlığınızı düşünerek aldatıldığınızı nasıl anlarsınız başlığı altında birkaç tüyo vermek istedik.

Aldatılan kadın ne yapmalı?

Aldatanları ele veren detaylar

Önce klasik yöntemlerle başlayalım;
•Artan iş yoğunluğu. (iş saatlerinin artması, toplantıların uzaması vs.)
•Kendisine fazla vakit ayırmak istemesi. Önceden kendisini beğenmeyip veya kendisiyle çok ilgilenmeyen biri sürekli ayna karşısında fazla vakit geçirip, kendisine ve bakımlarına önem veriyorsa bu bir işaret olabilir.
•Ona daha şefkatli davranmanız için sizin yanınızda depresif bir tavır takınabilir.
•Sizinle daha az vakit geçirmek için çeşitli bahanelere sarılabilir. Bu sayede daha az açık verdiğini düşünecek.
•Uykusunda sık sık kabus görmesi de bir işaret olabilir. Her ne kadar aldatma eylemi sırasında mutlu olduğunu sansa da, vicdanı onu rahat bırakmayacaktır.
•Sizi veya ilişkinizi başkalarıyla kıyaslayabilir.
•Evdeki sorumlulukları veya eskiden düzen konusunda önem verdiği konuları atlayabilir.
•‘Seni seviyorum’ demeyi bırakabilir.
•Ona yaptığınız sürprizler karşı eskisi gibi “coşku” ile karşılık vermez. Bu içindeki suçluluk duygusundan kaynaklanır.
•Telefonunda arama geçmişi veya mesaj kutusunu boş tutma gibi önlemler alabilir.
•Size karşı eskiden yaptığı (saçlarınızı okşama vs.) davranışlarından vazgeçebilir.
•Rüyasında başka isimler sayıklayabilir.
•Sorduğunuz basit sorulara bile tahammül edemeyebilir. “Neredesin?” sorusu bile onu sinirlendirebilir.
•Ev içindeyken kapıları kapamaya başlar. Özellikle bilgisayar başındayken rahatsız edilmek istemez.

Bütün bunlar sizi aldattığına dair işaret olabilir. Fakat bütün bunlara bakıp hüküm vermeden önce, eşinizi iyice gözlemlemenizi öneririz. Ayrıca kadınların 6. hissi bu konuda oldukça gelişmiştir. Böyle durumda beyninizi değil, önce kalbinizi dinleyin ve daha sonra sadece gözlemleyin.

Bonus Öneri:

•Evli kişiler tuvalete telefonla gitmez. Eğer gidiyorsa kısa bir takip yapın derim.
•Bazı erkekler yukarıdaki maddelerin aksine ters psikoloji yapabilirler. Eskisinden daha rahat tavırlar sergileyebilir, sizi hep özlediğini, sizinle hep vakit geçirmek istediğini de söyleyebilir. Eğer böyle bir şey var ise, kısa bir gözlem yapabilirsiniz. Ama hiçbir zaman körü körüne “beni aldatıyorsun” düşüncesine kapılmayın. Önce araştırın, sonra hüküm verin.

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Alyans neden sol elin 4. parmağına takılır?

Tek taş pırlanta ve alyans, evliliğin sembolüdür. Diğer parmaklara takılan yüzükler, başka bir anlam ifade etmediğinden sol parmak insanın evli olduğunun kanıtı olur. Alyans, ilk olarak erkek ve kadına nişanda sağ elin yüzük parmağına takılır. Tabii ki kadında bir de tek taş yüzük var ise alyans, tek taş yüzüğün üzerine gelmelidir. Evlilik sonrasında ise alyans, sol elin yüzük parmağına geçirilir ve bir ömür boyu o parmakta taşınarak evliliği simgeler.

evlilik-109-1
Evlenen insanların parmaklarına yüzük takma adetleri, eski Mısır geleneklerine kadar dayanmaktadır. Eski Mısır’da yaşayan insanların, yuvarlak şekle sahip cisimlerin sonsuzluğu simgelediğine dair inançları olduğu söyleniyor. Bu inancın daha sonraki yıllarda, Roma İmparatorluğu ile birlikte yaygınlaşmaya başladığı da söylenenler arasında. Günümüzde de evlilik alyansları, çiftleri birbirine bağlayan bir sembol olarak kabul edilmektedir. İngilizce ‘Alliance’ kelimesinden dilimize geçmiş olan bu kelime, anlaşma, ittifak kurma anlamlarına gelmektedir.

Peki neden alyans sol elin 4. parmağına takılıyor?

Bildiğiniz üzere evliliğin sembolü olan yüzükler, sol elin 4. parmağına takılmaktadır. Neden sol elde ve neden 4. parmakta olduğuna dair çoğunluğun bir merakı söz konusu. Nedeni son dönemlerde bilimsel gerekçelere dayandırılsa da temelinde yatan yine romantizm diyebiliriz. Biz kadınlar çoğu şeyi romantizme bağlamaya bayılıyoruz zaten değil mi? 🙂 Gelelim bu nedenlere; uzmanlar sol elin 4. parmağından direkt olarak kalbe giden bir damar olduğunu söylüyor. Yani bu damar ile çiftler, kalben birbirine bağlanıyor. Daha romantik ne olabilir ki!

evlilik-207-6

Günümüz geleneklerinde ise yüzüğün, nişanlıysanız sağ elinizin 4. parmağına, evliyseniz de sol elinizin 4. parmağına takılması gerekmektedir. Alyans ve tek taş yüzük geleneği birçok farklı kültürde farklı hikayelerle karşımıza çıkmaktadır. Bir diğer örnekte karşımıza çıkan Çinliler, sağ ve sol elleri arasında karşılaştırmalar yaparak birbirinden ayrılmayan parmakların yalnızca yüzük parmakları olduğunu savunmuşlardır.

Evlilik yüzüğünün bu denli önem arz etmesinin sebebi, evliliğin sembolü olmasıdır. Yüzük parmağı insanın evli ya da nişanlı olarak sevgi ve bağlılığını ifade ederken, diğer parmakların bu tarz herhangi bir anlamı bulunmamaktadır.

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

En iyi 5 evlilik yıl dönümü sürprizi

Yeni bir başlangıcın, önemli ve mutluluk verici evliliğin üzerinden bir sene geçmesiyle o günü kutlamak, anmak ilişkiye elbette ki heyecan katacaktır. Yeni evliyseniz, sevdiğiniz kişinin en azından özel günlerde size güzel sürprizler yapmasını beklersiniz. İşte Yüksek Topuklar olarak bu özel günde sevdiğiniz için neler yapabileceğinizi sizler için düşündük.romantik-2506-1
•Öncelikle evlilik yıl dönümünüz yaza denk geliyorsa, bunu sahilde ayarlayacağınız özel süslemeler eşliğinde romantik bir akşam yemeğiyle kutlayabilirsiniz. Yemek sonrasında yemek masasının hemen yanında yakılan kumsal ateşi etrafında serin yaz gecelerinin romantizmini eşsiz keman müziği eşliğiyle yaşayabilirsiniz. Ya da bu özel gün için restoran kapatabilirsiniz. Bu bir kadını en çok etkileyecek yıl dönümü sürprizlerinden birisidir. Bunun için size özel müzikleri seçmeli ve mekan sahibine istediğiniz yemek listesi ile birlikte vermelisiniz. Böylece gerçekten her anlamıyla tam olarak size ait bir gece yaşamış olacaksınız. Çiçeklerin ve masa süslemesinin detaylarını da yine mekan sahibi ile konuşarak bir karara bağlayabilirsiniz.
•Bir diğer sürpriz ise sinemayı kapatmak olabilir. Bu aslında klasik gibi görünse de kimsenin pek yapmaya cesaret edemeyeceği kadar büyük prodüksiyon gerektiren bir sürprizdir. Herkes böyle bir sürprizi yapmak ister ancak işe başlar başlamaz gözü korktuğu için bırakır ve daha basit bir evlilik yıl dönümü sürprizi yapmayı planlar. Bu gösteri için birkaç yoldan gidebilirsiniz; bunlardan birisi onun için kronolojik bir sırayla birlikte çektirdiğiniz fotoğrafları bir müzik eşliğinde sıralamak, ikincisi bu fotoğrafları sizin okuyacağınız bir şiir ya da yazı eşliğinde sıralamak, üçüncüsü ise tüm arkadaşlarınızdan sizin ve eşinizle ilgili yorumlar alarak bir fotoğraf gösterisi sunmak olabilir. Tabii tüm bunların dışında sizin aklınıza gelen çok başka bir seçenek de yine sürpriziniz için iyi bir fikir olabilir. Burada öncelikli olan ilişkiniz için en iyi seçeneği bulabilmektir. Sevgiliniz bu önerilerin hangisinden daha çok hoşlanır, hangisini gördüğünde daha mutlu olur onu sizden daha iyi kimse bilemez elbette…
•Evlilik yıl dönümünü kutlamak için diğer bir seçenek ise gün sonunda bir değişiklik yaparak lüks bir otelde konaklamak olabilir. Otel odanızı gül yapraklarıyla, fener ve uçan balonlarla süsleyebilirsiniz. Daha sonrasında yemeğinizi otel odasına isteyerek baş başa güzel bir gün geçirebilirsiniz.
•Bir yurt dışı tatili planlayabilirsiniz. Tatil planınızı eşinizin haberi olmadan en ince ayrıntısına kadar planlamalı ve hayata geçirmek için adımlarınızı atmaya başlamalısınız. Bu planlamayı yaparken öncelikle onun seveceği şeyleri düşünerek hareket etmek çok önemli… Mesela gideceğiniz bölgedeki en görmeye değer müzeleri araştırarak gezi dosyanızı hazırlamaya başlayabilirsiniz. Daha sonra eğlence mekanları, restoranlar, parklar ve mutlaka görülmesi gereken yerler ile ilgili küçük bir liste oluşturabilirsiniz. Hatta alışveriş için de zaman ayırabilir, AVM’lerden bitpazarlarına kadar birçok farklı adresi listenize ekleyebilirsiniz.
•Yurt dışına çıkmak için fırsatınız yoksa helikopterle bir İstanbul turu düzenleyebilirsiniz. Ya da denizden bir boğaz turuyla yatta romantik bir akşam yemeği düzenleyebilirsiniz.