Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

İlişkiye zarar veren 7 davranış

Mutsuz bir ilişkiniz varsa öncelikle durup neden böyle olduğunu düşünmelisiniz. Siz veya partneriniz ilişkinize zarar veren davranışlar mı sergiliyorsunuz? Mutlu bir ilişki için bu davranışların neler olduğunu bulun ve ilişkinizi iyileştirmek adına adımlar atın. “Yüksek Topuklar” ekibi olarak ilişkiye zarar veren davranışlar hakkında özel bir haber hazırladık.

Herkes mutlu ve huzurlu bir ilişkinin hayallerini kurar. Ancak ilişkiye başlandığı andan itibaren farkında olmadan kötü alışkanlıklar edinilir. Bu alışkanlıklar zamanla ilişkiyi yıpratır ve zarar verir. İlişkinizde yaşanan problemler okul veya iş hayatınızı da olumsuz etkiler. En iyisi ilişkiye zarar veren davranışları tespit ederek bu davranışlardan kaçınmaktır. Peki, ilişkiye zarar veren davranışlar nelerdir?

Sorunları susarak değil, konuşarak çözün!

Tartışma yaşadığınız konuyu çözmeden kapatmayın. Eğer susarak o konunun kapanacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hiç beklemediğiniz bir anda tekrar o konuyla karşılaşabilirsiniz. En doğrusu içinizdekileri dürüstçe ifade etmektir. Aklınızda soru işaretleri kalırsa o ilişki sizi huzursuz eder. Huzursuz bir ilişki de kavgalara daha da kötüsü ayrılığa açıktır.

İlişkiniz başka ilişkilerle kıyaslamayın!

İlişkinizi başka ilişkilerle kıyaslamak sizi mutsuz eder. Siz karakter olarak diğer çiftler gibi olamazsınız. Onlar da sizin gibi olmaz. Ayrıca mutsuz giden bir ilişkiyi dışarıdan anlamanız bazen zor olabilir. Herkes göründüğü gibi değildir. Bunu sakın unutmayın. Kendi ilişkinize odaklanın ve beraber geçirdiğiniz anların tadını çıkarın.

Eleştirirken kırıcı olmayın!

Eleştirileriniz her zaman yapıcı olmayabilir. Dikkat edin ve partnerinizi kırmayın. Ağır eleştiriler geri dönüşü olmayan kırgınlıklar ortaya çıkartabilir. Bu da ilişkinize zarar verir. Farkında olmadan yaptığınız eleştiri ilişkinizin bitmesine bile sebep olabilir.

Tehdit edici laflardan kaçının!

Herhangi bir konuda tartışmaya başladınız. Bu tartışmaya çıkmaza sokan en büyük hatalardan biri partnerinizi ilişkiyi bitirmekle tehdit etmektir. Ayrılık kelimesini sık sık dile getirirseniz ilişkinizi yıpratırsınız. Bazen bu tehditler partnerinizi harekete geçirebilir. Sinirle ağzınızdan çıkan laflara dikkat etmenizde fayda var.

Sürekli kontrol etmekten vazgeçin!

İlişkideki kontrolü eşit olarak ele alın. Tek taraflı ele alınan kontrol partnerinizi bunaltabilir. Ona sürekli emirler vermekten kaçının. Nasıl davranması gerektiği hakkında ona uyarılarda bulunmayın. Aksi takdirde bu uyarılar kavgalara dönüşür ve ilişkinize zarar verir.

İlişkinize heyecan katın!

Özellikle uzun ilişki yaşayan çiftler, ilişkilerinin monotonluğundan şikayetçidir. İlişkinizi sıkıcılıktan kurtarmak adına birlikte yeni planlar yapın veya yeni hobiler edinin. Hafta sonu daha önce hiç görmediğiniz bir yere kaçamak yapabilirsiniz. İkinizin de ilgi duyacağı bir hobi bulun. Spor, resim, tiyatro, müzik gibi aktivitelerle ilgili bir kursa yazılın. Bu değişikliklerin ilişkinize iyi geldiğini göreceksiniz.

Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin!

İlişkiye başlandığınızda kendinize ayırdığınız özel zamanlar azalır. Arkadaşlarınızla daha az görüşmeye başlarsınız. Sürekli sevgilinizle vakit geçirirsiniz. Böyle devam eden bir ilişki ne yazık ki gün geçtikçe yıpranır. Haftada bir iki günü arkadaşlarınız ve kendiniz için ayırın. Aynı şekilde sevgilinizden de öyle yapmasını rica edin. Değişiklik ve iki günlük uzaklaşma ilişkinize heyecan katacaktır. Bir araya geldiğinizde ayrı geçirdiğiniz günlerde neler yaptığınızı keyifle anlatırsınız.

İlişkinize zarar veren davranışların farkına varın ve onları tekrarlamamaya çalışın. Böylece sevdiğiniz insanla birlikte geçireceğiniz çok daha mutlu ve huzurlu yıllar sizin olsun!

galeribanner12

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

İlişkiyi canlandırmanın 5 etkili yolu

İlişkiye başladıktan bir süre sonra çiftlerin heyecanı azalır. Özellikle uzun süreli ilişkilerde çiftler monotonlaşan hayatları nedeniyle heveslerini kaybederler. İlişkinizi ilk günkü gibi güçlendirmek ve ateşinizi yükseltmek ister misiniz? “Yüksek Topuklar” ekibi olarak sizlere ilişkiyi canlandırmanın yollarını sunuyoruz.

İlişkinize heyecan katın!

Uzun süredir aynı kişiyle birlikte olmak ve aynı aktiviteleri yapmak sizi sıkıyor olabilir. Sevgiliniz veya eşiniz bir süre sonra size arkadaşınız gibi gelmeye başlar. Ancak bu durumu değiştirmek sizin elinizde! Her günü aynı yaşamak yerine ilişkinizi canlandıracak ve yeniden heyecan duymanızı sağlayacak adımlar atabilirsiniz.

Birlikte yeni yerler keşfedin!

İş, ev hayatı derken çok yoruldunuz ve bir türlü kaçmaya vakit bulamadınız. Hafta sonu için yeni açılan bir mekan veya bir uçak bileti ilişkinize heyecan katmaya yetebilir. Ufak bir araştırmadan sonra daha önce gitmediğiniz bir şehir bir ülke seçin. Sevdiğiniz insanla o yeri keşfetmekten daha iyi ne olabilir ki? Yeni maceralar, yeni mekanlar ilişkinizin ateşini yeniden alevlendirecektir.

Seksi ve bakımlı olun!

İlişkiye başlanan ilk günler, giyim ve bakıma çok önem verilir. Ancak uzun süreli ilişkilerin çoğunda seksi çamaşırlar yerini eski ve demode çamaşırlara bırakır. Kişisel bakım hep ertelenir. Evde sürekli eski ve çekiciliği olmayan pijamalarla gezilir. İlişkinizi canlandırmak istiyorsanız tüm bunlar size engel olacaktır. İlişkinizi canlandırmanın yollarını arıyorsanız öncelikle seksi ve bakımlı olun. Sevgilinizi baştan çıkartacak iç çamaşırları alın. Eve geldiğinde sizin bakımlı ve havalı halinizle karşılaşması ikinizi de heyecanlandıracaktır.

İlişkinizdeki ilkleri hatırlayın!

İlk buluşma, ilk öpüşme hatta ilk buluşmada giydiğiniz kıyafetler bile çok özeldir. O anlara geri dönmek için bir plan yapın. İlk buluştuğunuz yere gidin ve o günü tekrar yaşayın. Birbirinize ilk günkü gibi ufak sürprizler yapın. Unutmayın sürprizin maddi değerinden çok manevi değeri ilişkinizi canlandırmanıza yardımcıdır.

Birlikte kahkahalara boğulun!

Gülmekten daha iyi bir eylem varsa o da sevdiğiniz insanla birlikte gülmektir. Sizi güldüren anıları hatırlayın ve birbirinize anlatın. Komik bir film bulun. Birbirinize şakalar yapmaktan çekinmeyin. Uzun ömürlü ilişkilerde birlikte aynı şeye gülebilmek çok önemli. O kahkahaların sonundaki sıcak bakışmalar size birbirinizi ne kadar sevdiğinizi hatırlatacaktır.

Biraz ayrı kalın ve özleyin!

Ayrı kalma fikri sizi biraz üzebilir. Ancak sağlıklı bir ilişki için bazen ayrı kalmak, farklı aktiviteler yapmak gerekebilir. Birbirinizi özlemek için fırsatlar ortaya çıkartın. Kendi arkadaşlarınızla planlar yapın. Daha sonra bir araya geldiğinizde anlatacak farklı konularınız olsun. Bunu belirli aralıklarla tekrarladığınız takdirde ilişkinize heyecan gelecektir.

galeribanner12

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Aldatıldıktan sonra nasıl davranmalı?

Aldatılmak, ilişkiye ciddi zararlar veren üzücü bir durumdur. Aldatılan kişi hem partnerine olan güvenini hem de özgüvenini yitirir. Çoğu kadın aldatıldığını öğrendikten sonra ne yapacağını bilemez. Peki, aldatıldıktan sonra nasıl davranmalı? “Yüksek Topuklar” ekibi olarak hazırladığımız özel haberimizi hemen okumaya başlayın.

Aldatılmak nasıl atlatılır?

Çiftlerin birbirlerini severek başladıkları mutlu ilişkiler zaman geçtikçe değişebiliyor. Duygular heyecanını yitiriyor, şartlar eskisi gibi devam etmiyor ve en önemlisi sadakatsizlik oluşuyor. Ne yazık ki bu değişimlerin etkisiyle aldatmalar başlıyor. Aldatılan kişi büyük bir güven ve mutlulukla başladığı ilişkiye, kaygı ve depresyonla devam ediyor, nasıl davranacağını bilemiyor.

Kendinizi suçlamaktan vazgeçin!

Aldatıldığını öğrenen çoğu kadının kendine güveni azalır. Güzel, alımlı veya zeki olmadığı için aldatıldığını düşünebilir. Ancak tüm bu özelliklerin aldatılmakla ilgisi olmayabilir. Kişinin karakter özellikleri ve özgüven eksikliği de onu aldatmaya yöneltebilir. Kendinizi suçlamak yerine ilişkinizdeki eksikleri ve sorunları saptayın. Partnerinize öfkeli ve agresif tavırlar sergilemeden bu konuları onunla açık açık konuşun. Bu sizi zorlayacak bir hareket olabilir. Ancak bu yöntem kendi mutluluğunuz için çok faydalı olacaktır.

Yorumlardan ve tavsiyelerden etkilenmeyin!

Aldatılan kişi, bu durumu yakınlarıyla paylaşmak istemesi çok doğaldır. Ancak çevrenizdekiler bu konuda sizi daha çok yıpratacak yorumlar yapabilir, yanlış adımlar atmanıza neden olacak tavsiyelerde bulunabilirler. Ruh halinizi düzeltmek isterken daha büyük sorunlar yaşayabilirsiniz. Kendi duygularınızı dinleyerek mantık çerçevesi içinde hareket etmek en doğrusu olacaktır.

Ne kadar değerli olduğunuzu hatırlayın!

Aldatıldıktan sonra ilişkiyi bitirme kararı aldıysanız, bundan sonraki süreçte kendinize ne kadar değerli olduğunuzu hissettirin. Kendinizi şımartacak aktiviteler bulun. Başkasının hataları yüzünden kendinize haksızlık etmeyi bırakın. Kendinize yeni hedefler belirleyin ve o hedeflere ulaşmak için kendinizi motive edin.

Size değer verenlerle vakit geçirin!

Aldatıldığınızı öğrendikten sonra yalnız kalmak size zor gelebilir. Zor zamanlarınızda aileniz ve yakın arkadaşlarınız size destek vereceklerdir. Duygularınıza değer verirler ve konuyla ilgili düşüncelerini dürüstçe ifade ederler.

Çocuğunuz varsa daha dikkatli olun!

Aldatılan çocuklu kişiler, bu durumu çocuklarına yansıtmamalıdır. Çocukların psikolojisini korumak adına her iki tarafta aynı dilden konuşmalı, çocuklarına aynı bilgileri vermelidir. Aksi takdirde daha büyük sorunlar ortaya çıkabilir.

Çoğu kadın, aldatıldıktan sonra sırf çocuk için evliliğe devam etmeye karar verir. Ancak bu karar mutsuz bir aile ortamı ortaya çıkartır. Böyle bir ortamda yetişen çocuk ne yazık ki mutlu bir çocuk olamaz.

Kendinize yeni bir sayfa açın!

Aldatıldıktan sonra ayrılma kararı aldınız ama bir türlü geçmişi unutamıyorsunuz. Bu da mutlu olmanıza engel oluyor. Zor da olsa geçmişinizi unutarak kendinize yeni bir sayfa açmaya çalışın. Böylece gelecekte karşınıza çıkan fırsatları daha iyi değerlendirebilirsiniz. Hayatınızdaki büyük değişimlerin sizi ve geleceğinizi olumsuz etkilemesine izin vermeyin.

Aldatıldıktan sonra tüm bunları gerçekleştirmek size zor gelebilir. Bu süreçte kendinizi çaresiz hissederseniz ve nasıl davranacağınızı bilemez hale gelirseniz bir psikologdan destek alabilirsiniz.

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Aldatan erkeği ele veren davranışlar

Eşinizin veya sevgilinizi size olan sadakatinden şüphe duymaya başladıysanız size bu durumu çözmeniz için bazı ipuçları veriyoruz. Aldatan erkek nasıl anlaşılır? En yakın arkadaşınız “Yüksek Topuklar” ekibi olarak sizlere, aldatan erkeği ele veren davranışları açıklıyoruz.

Aldatan erkek nasıl anlaşılır?

Sağlıklı ve mutlu ilişkilerin temelinde saygı, sevgi ve en önemlisi güven vardır. Günümüzde yaşanan ilişkilerin çoğu sadakatsizlik ve ihanet yüzünden bitmektedir. Eşinize veya sevgilinize karşı güven problemi yaşıyorsanız ve şüphelendiğiniz durumlar varsa onun davranışlarına dikkat ederek bu durumu kolayca anlayabilirsiniz. Peki, o davranışlar nelerdir?

Sürprizler ve tatlı sözler artar!

Genelde tatlı sözler söylemeyen erkek, aldatmaya başladığı andan itibaren güzel sözler söylemeye ve her konuda sizden özür dilemeye başlar. Kendini ele vermemek için hediyeler alır ve sürprizler yapar. Tüm bunlar suçluluk duygusuyla yapılan hareketlerdir.

Daha bakımlı olmaya başlar!

Bir erkek kendine eskisinden daha çok bakıyorsa, şüphelenme konusunda haklısınız demektir. Çünkü çoğu erkek, dış görünüş konusunda kadınlar kadar ayrıntılı düşünemez. Bu yüzden yeni kıyafetler, yeni bir parfüm, spor ve sağlıklı beslenme erkeğin aldattığına bir işaret olabilir.

Cep telefonunu gizler!

Daha önce cep telefonunu sizden saklamayan eşiniz veya sevgiliniz artık telefonu görmemeniz için elinden geleni yapıyorsa bu can sıkıcı durumlara işaret olabilir. Telefon görüşmelerini sizden uzaklaşarak yapmaya başlar. Telefona sık sık mesaj gelir. Bu yüzden telefonunun ekranını gizleyerek taşır. Ayrıca aldattığı kişiyi erkek ismiyle ya da hanım diye resmi bir şekilde kaydeder.

İkinci bir telefon hattı alır!

Aldatan erkek, her zaman kullandığı telefon riskli olduğu için ikinci bir telefona ihtiyaç duyar. Çünkü yakalanma riski daha azdır ve o telefon sayesinde rahatça konuşabilir. İkinci bir telefon fark ederseniz, şüpheleriniz yerinde olduğunu düşünebilirsiniz.

Gelecek planlarını erteler!

Uzun vadeli planlarınız varsa, aldatan erkek bunları ertelemeye başlar. Bu konularda fikrini sorduğunuzda belirsiz cevaplar verir. Biraz daha ileriye gitmeye başladığında ise hafta sonu planlarını erteler. Sürekli bahaneler uydurur.

Yatakta daha mesafeli davranır!

Aldatan erkek, yatakta sizden uzak durabilmek için bahaneler üretir. Sarılmayı ve öpmeyi keser. İlk zamanların aksine soğuk bir tavra bürünür. Yatak odasındaki davranışlar, aldatan erkeği ele veren davranışların başında gelir.

Harcamalarını gizler!

Aldatan erkeği ele veren en önemli konulardan biri harcamalarıdır. Eşiniz veya sevgiliniz kredi kartı ekstrelerini gizliyorsa, şüphelenmeye başlayabilirsiniz. Bu konuda yapabileceğiniz tek hareket, bir yolunu bulup harcamaları kontrol etmektir.

Geç kalma bahaneleri üretir!

Aldatan erkek, eve sık sık geç gelmeye başlar. Her seferinde bir bahane üretir. Ürettiği bahaneler size inandırıcı gelmiyorsa tepkinizi göstermeye başlayabilirsiniz. Ayrıca, telefonun şarjı sürekli bitiyorsa, sorun telefonda değil kendisinde olabilir.

Sizi suçlamaya başlar!

Aldatan erkek, en ufak bir tartışmayı büyüterek, sizi suçlamaya başlar. Tüm olanların sebebi sizmişsiniz gibi davranır. Kavga çıkarmak için saçma bahaneler üretir. Böylece kendi içini ferahlatabileceğini düşünür.

Ruh halinde değişiklikler olur!

Aldatan erkekte, psikolojik sorunlar başlar. İlk zamanlar tatlı bir heyecan duyulan yasak ilişki, bir süre sonra panik atağa neden olur. Uyku düzeni olumsuz etkilenir. Huzursuz uyku uyumaya başlar. Kabuslar artar, hatta geceleri sayıklamalar başlayabilir. Ayrıca, sabah uyandıklarında bir şaşkınlık ve nerede, kiminle olduğunu anlama güçlüğü yaşayabilir.

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

İlişkinizin tehlikede olduğunu nasıl anlarsınız?

Her ilişki, başlangıçta mükemmel ilerler. Hatalar ve tartışmalar görmezden gelinir. Ancak bir süre sonra görmezden gelinen bazı konular büyümeye başlar ve ciddi sorunlar ortaya çıkartır. İşte bu zamanlarda ilişkinizin tehlikede olduğunu anlayamıyorsanız sizler için harika bir yazı hazırladık. “Yüksek Topuklar” olarak hazırladığımız özel haberimizi okuyarak ilişkinizin tehlikede olduğunu gösteren işaretleri öğrenin.

İnişli çıkışlı bir ilişkiniz varsa, ilişkinizle ilgili tehlikelerin farkına varamayabilirsiniz. Sorunlar giderek çözümsüz bir hal alır. İlişkinizin bu hale gelmemesi için sorunları önceden tespit etmek en doğrusudur. Peki, ilişkinizin tehlikede olduğunu nasıl anlarsınız? İşte bu sorunun cevapları…

Eleştiriler giderek artıyorsa…

Karşılıklı olarak, her yaptığınızı eleştiriyorsanız, ilişkinizde bir sıkıntı var demektir. Yediğinizi, içtiğinizi, giydiğinizi, konuştuklarınızı sürekli eleştirmek ilişkinizin tehlikede olduğuna işaret eder. Eleştirmek yerine yapıcı cümlelerle iletişim kurmaya ve fikrinizi belirtmeye çalışın.

Saygısız davranışlar varsa…

Agresif davranışlar, dalga geçme, hakaret etme ve dinlememeler başlıyorsa ilişkideki saygı giderek kayboluyor demektir. Devamında küçümseme ve sadakatsizlik gelir. Bu tarz uygunsuz tavırlar ilişkinizin tehlikede olduğunu gösterir ve ilişkinin bitmesinde büyük rol oynar.

Tartışmalar olumsuz cümlelerle başlıyorsa…

Partnerinizle tartışmaya başlarken hep olumsuz cümleler kuruyorsanız ilişkiniz tehlikede demektir. Çünkü, bu cümleler tartışmanın büyümesine ve çözümsüz bir hale gelmesine neden olur. Yapıcı olmaya ve sorununuzu çözmeye odaklanın. Aksi takdirde, ilişkiniz tehlikeye girer hatta sonlanabilir.

Birlikte geçirilen zamanlar azaldıysa…

İlişkinin başlarında, birlikte çok keyifli zamanlar geçirilir. Ancak ilerleyen zamanlarda bu birliktelik azalır. Çiftler ayrı takılmaya başlar. Birlikte geçirdiğiniz güzel zamanlar azalıyorsa ilişkinizin tehlikede olduğunu söyleyebiliriz.

Sürekli savunma halindeyseniz…

Güçlü bir iletişim kurmak için sürekli kendinizi savunmaktan vazgeçin. Bu tutum, ilişkinizi tehlikeye sokar. Sakin ve mantıklı bir şekilde düşüncelerinizi ifade ederseniz, partnerinizle daha etkili bir iletişim kurabilirsiniz.

İçinize kapanıyorsanız…

İlişkilerde yaşanan tartışmalar, bazen çiftlerin içlerine kapanmasına neden olur. Her iki taraf da sessizleşir. Bu da tartışmaya neden olan problemin çözülmesine engel olur ve ilişki tehlikeye girer. O yüzden, çift olarak iletişim kurmak ve problemi çözmeye çalışmak en doğrusudur.

Aşkınızın azaldığını hissediyorsanız…

Aşk ve sevgi bir ilişkinin olmazsa olmazlarındandır. Eğer partnerinizde aşık olduğunuz özellikleri artık onda bulamıyorsanız ilişkinizde sıkıntılar meydana gelir. Yaşanan tartışmalar hissedilen aşk sayesinde tatlıya bağlanır. Aşk biterse tartışmalar giderek artar ve ilişki çıkmaza girer.

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Sevgilisi olmayanlara mutluluk önerileri

Aşk ve ilişkiler danışmanı Candan Ünal, sevgilisi olmayanlar için mutluluk önerileri sunuyor. Bu özel günde yalnız olmanın sıkıcı olduğunu düşünüyorsanız, tavsiyeler fikrinizi değiştirecek! Mutlu olmak için kendinize şans verin ve ilk adımı Yüksek Topuklar ile atın!

Kız arkadaşlarınızla toplanın!

Önce yüzünüzdeki o solgun ifadeyi değiştirin. Akşam dışarı çıkmak istemiyor olabilirsiniz. Geçen gün bir kız arkadaşım, her yerde çift görmek sinirimi bozuyor dedi. Belki siz de aynı fikirdesinizdir. O zaman evde bekarlar partisi verin. Sizin gibi yalnız olan arkadaşlarınızı toplayın. Herkes gelirken yiyecek ve içecek bir şey getirirse, uzun soluklu bir hazırlık ihtiyacınız da kalmaz. Bu özel günü keyifli bir toplantıya çevirin. Sevginin doğum gününü kutlayın. Şu anda sizin hayatınızda olmaması, sonsuza kadar yalnız olacağınız anlamına gelmez.

Ayrıca pek çok mekan yalnızlar için partiler veriyor. En yakın arkadaşınızı alın ve bu partilerden birine gidin. Belki de hayatınızın prensi orada sizi bekliyordur.

Kendinizi yalnız ve çaresiz hissetmeyin!

Sevgililer gününü bu kadar kafanıza takmayın. Olayı büyütmeyin. Hayatınızda hiç sevgiliniz olmamış gibi davranmayın. Üniversite sınavında da siz kazanamayanlardan biri olsaydınız, bu dünyanın sonu olmazdı değil mi? Ama sizin kazanamamış olmanız, üniversitenin varlığına kızgın olmanızı gerektirmez. Aynı mantıkla düşünün. Sizin şu anda hayatınızda birisi olmaması, yarın olmayacağı anlamına gelmiyor. Sakin olun, sıradanlaştırın. O günü de diğer günlerden biri gibi geçirin. Olaya fazla anlam yüklemek beklentinizi arttırır.

Sevginin değerini fark edin!

Bu özel günü kutlamak için sevgiliniz olması değil, sevmeyi biliyor olmanız gerekiyor. Kutlanan şeyi yanlış yorumlamayın. Sevginin varlığını kutlayın, sevgilinizin varlığını değil!

Candan Ünal

Yüksek Topuklar Aşk & İlişkiler Editörü

[email protected]

*Tüm hakları Yüksek Topuklar.net’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

tarot-fali-yeni-banner

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Mükemmel bir ilişki için ipuçları

Sevgililer Günü’ne az bir zaman varken, sizlere mükemmel ilişki için ipuçları verelim istedik. Mutlu bir çift olabilmek ve her türlü sorunu aşabilmek için, dikkat etmeniz gereken bazı noktalar olabilir. Yüksek Topuklar ekibi olarak hazırladığımız haberimizi okuyarak, mükemmel bir ilişki için ipuçlarını öğrenebilirsiniz.

•Eşinizi veya sevgilinizi dinleyin. Eşiniz konuşurken başka şeylerle ilgilenmeyin. Onu dinlediğinizi gösteren sorular sorun. İletişiminiz ne kadar güçlü olursa, ilişkiniz de o kadar mükemmel olur.
•Aşkınızı göstermekten kaçınmayın. Nerede olursa olsun onu sevdiğinizi gösterin.
•Karşılıklı özveri, mükemmel ilişki için çok önemlidir. İki tarafın da verici olması, şanslı olduğunuzu gösterir.
•Eşinizde veya sevgilinizde beğenmediğiniz özelliği rahatsız edici bir şekilde söylemekten vazgeçin. Güzelce ve tatlı bir dille uyarın.

•Hatalı olduğunuz veya yanıldığınız konuları kabullenin.
•Güzel giden ilişkinizi ufak problemlerle mahvetmeyin. Onları büyütüp eşinizi ve kendinizi üzmeyin.
•Ona karşı dürüst olun. Yalan söylemeyin ve yerine getiremeyeceğiniz sözler vermeyin.
•İlgisiz davranmayı bırakın. Eşinize veya sevgilinize gününün nasıl geçtiğini sorun.
•Kin tutmayın. Aylar öncesinde kalmış bir sözü veya olayı, tekrar tekrar gündeme getirmekten vazgeçin.
•Eşinizi veya sevgilinizi yönlendirmekten kaçının. İkiniz de irade sahibi bireylersiniz, bunu unutmayın.

•Sürekli sözünü kesmekten vazgeçin. Sizinle paylaşmak istediği konuları, hevesini kırmadan dinleyin.
•Çift olarak katılabileceğiniz eğlenceli ve değişik aktiviteler bulun.
•Yemek, temizlik gibi ev işlerini ortaklaşa halledin ve bunları eğlenceli hale getirmeye çalışın.
•Cinsel yaşamınızı ihmal etmeyin. Onun için samimi ve güzel planlar yapın.
•İç güzelliği kadar dış görünüm de önemlidir. Kişisel bakımınıza özen gösterin.
•Son olarak, eşiniz veya sevgilinizle zaman geçirmek kadar arkadaşlarınızla zaman geçirmek de önemlidir. Bazı günler, kendi arkadaşlarınızla planlar yapın.

İlişkinizin tehlikede olduğunu nasıl anlarsınız? Öğrenmek için hemen tıklayın!

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Kaç defa ayrılıp barıştınız?

Bazı ilişkilerin seyrinde sürekli ayrılıp barışma vardır. Bir daha asla görüşmeyeceğim kararı alıp, saatler geçmeden kendinizi onun kapısına bulabilirsiniz. Peki, bu neden oluyor ve anlamı nedir? İlişki danışmanı Candan Ünal, kendinizle yüzleşmenizi sağlayacak özel bir makale hazırladı. Okumanızı tavsiye ederiz.

Bir insanın kendine yapabileceği kötülüğü, başka kimse ona yapamıyor. Ve maalesef insan en çok kendini kandırmayı seviyor; hele konu aşksa…. İlişkilerini büyük bir bağımlılığın içinde yaşayan ama bunu bir türlü fark edemeyen, hatta bu bağımlılığa sevgi diyen pek çok kişi var. Belki bu yazıyı okuyan siz de onlardan birisiniz.

Sevgi; karşılıklı sürebilen bir alışveriştir ve iletişimle beslenerek büyür. Birisi size kötü davranıyor, kişiliğinize zarar veriyor, sizi manevi, maddi veya fiziksel olarak kullanıyor, taciz ediyor veya kandırıyorsa; o insanı SEVEMEZSİNİZ!

Eğer ruhunuzda veya aklınızda bir hastalık yoksa, size kötülük yapan birini sevemezsiniz. Sevdiğinizi söyleyerek başka bir travmatik ilişkinin içinde yer alıyorsunuzdur. Kendinizi sevdiğinizi söyleyerek kandırıyor, bilinçaltında yaşadığınız korku ve endişeler yüzünden ayrılamıyorsunuzdur.

Yalnız kalma korkusu, hayatla başa çıkamama korkusu, kaybetme korkusu, başkasına tercih edilme korkusu, mutsuz olma korkusu gibi pek çok nedenle ruhunuz ve aklınız çevrilmiştir. Korkularınızla yüzleşip üstüne gitmek yerine, karşınızdaki insanla savaşıp durursunuz.

Kendinize doğru söyleyin: Aslında korktuğunuz nedir?

Onun için insanüstü ve gereksiz bir çabaya girişirsiniz. Zannedersiniz ki; siz bu kadar çırpınınca onun gözüne gireceksiniz ve o bütün dünyayı bir yana koyup, gözleri başka kimseyi görmeden size koşacak. Her yeni denemenizde daha çok batarsınız. Daha çok kullanılır, daha çok ezilirsiniz.

Ne yaparsanız yapın kendinizi tam olarak sevdiremediğinizi görmezsiniz. Sizi bir gün çok seven, ertesi gün değer vermeyen, bir gün arayıp sevgi sözcükleri yağdıran, ertesi gün suratınıza tokat atan veya aşağılayan bir adamla hayatı devam ettirmek ve hala sevdiğini söylemek; sevginin kendine bile hakarettir.

Siz kendi hayatınızı birilerine bağımlı geçirdiğinizi fark edip, ayağa kalkıp, kendiniz için adım atana kadar, hayat size asla el uzatmayacaktır. Sadece korkularınız yüzünden kendi hayatınızın üstünü çizmeyin. Binlerce farklı yaşam olasılığı, milyonlarca insan ve değişik hayatlar var. Mutlaka başka bir yolu vardır. Siz görmek istemezseniz de….

Candan Ünal

İlişki danışmanı

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Erkekler bu davranışlardan hoşlanmıyor!

Kadın erkek ilişkilerinde denge sağlamak için dinlemek, anlamak ve buna göre hareket etmek önemlidir. Erkeklerin hoşlanmadığı davranışları öğrenip, kendinizi değerlendirip gerekirse değişim yapabilirsiniz. Ancak, dikkat edin: Bu tamamen kendinizi değiştireceğiniz anlamına gelmiyor; kişiliğinizi koruyun ancak gerçekten rahatsız eden davranışlar varsa yenilemek için çaba gösterin.

Hemen ciddi ilişki istemek uzaklaştırıyor!

Kadınlarda birine ait olma isteği var ancak daha yeni tanışmışken “biz şimdi neyiz, ilişkimiz ciddi mi, evlenecek miyiz?” tarzında sorular beni çok uzaklaştırıyor. Bu resmen, bir mağazaya gidip “kazak bakacağım” dediğimde, “alacaksanız raftan indireyim, yoksa boşuna uğraşamam” diyen tezgahtara benziyor. Ama bir düşünün, kazaklara bakmadan alıp almayacağıma nasıl karar veririm? Kadınların bu davranışı beni gerçekten rahatsız ediyor. İki kez gördüğüm biriyle ciddi olup olmadığımı nasıl bilebilirim ve bu nasıl bir garanti talebidir; anlamıyorum!

Ölçüsüzce konuşmak rahatsız ediyor!

“Gizem önemli. Bir kadınla telefonda konuşuyordum ve ilk konuşmamızda sevişebilmemiz için kilo vereceğini söyledi. Bir erkeğin, ilk seferde sevişmekten konuşulmasına ne kadar ihtiyacı vardır?”

Sorumsuz davranışlar soğutuyor!

“Hayatı ya da işi olmayan kadını beğenmem. Ya da kirli bir şöhreti olan… Ya da kafadan çatlak eski bir erkek arkadaş vakası olan… Sorumlu kadın beğenirim.”

Görgü kuralları olmayan kadınlar var!

“Kadın tuvaletteyken banyonun kapısını her zaman kapamalı. Tuvaletteki bir kadını seyretmenin gerçekten iğrenç olduğunu düşünüyorum. Erkeğin görmesi için kadın pedlerini ve ıvır zıvırı da ortalıkta bırakmayın. Bunu görmek hoşumuza gitmiyor.”

Maddiyata fazla önem uzaklaştırıyor!

“Çok maddeci kadın heyecanımı söndürür. Ne tür ayakkabı giydiğime veya ne tür saat taktığıma ya da ne tür arabam olduğuna dikkat ederse arkamı dönüp giderim.”

Dozu kaçan kıskançlık hoş değil!

Erkeklerin hoşlanmadığı davranışlar arasında aşırı kıskançlık var. “Kadının kıskanç olması heyecanı söndürebilir. Bir kez, biriyle buluşmuştum, uzun sarı saçlı bu kişi yanımızdaki arabaydı. Buluştuğum kişi beni ona bakmakla suçladı. Bana erkeksi geldi.”

Herkesin yanında kavga rahatsız ediyor!

“Kadının başkalarının önünde kötü görünmeme yol açmasını sevmem. Beni arkadaşlarımın yanında eleştirmesi veya küçük düşürmeye çalışması hoşuma gitmez. Yanlış bir şey yaparsam bunu evde çözmeliyiz.”

Eve gelince huzursuzluk istemiyor!

“Yorucu bir günden sonra erkek eve geldiğinde bırakın, yarım saat kendi istediğini yapsın. Geldiğini bilin, onu öpün ve ihtiyacınız olan şeyi hemen üzerine yıkmayın.”

Erkeğe odaklı yaşamak soğutuyor!

“Kadın, erkeğe onu dünyasının merkezine koyduğunu belli etmemelidir. Bir kız, ilk kez benimle buluşmak için üç saat hazırlandığını söyledi. Biraz çok fazla.”

“Erkeğe evde oturup aramasını beklediğinizi ya da bütün hayatınızın o olduğunu belli etmeyin.

Erkekler aşırı ısrardan hoşlanmıyor!

“Kadının peşimizden koşması heyecanı söndürür. Sürekli arayan, buluşma için ısrar eden kadınlardan hoşlanmıyorum. İzin versin de onu özlemek veya aramak için ben harekete geçeyim.”

Evlendikten sonra değişme korkusu var!

“Her erkeğin korkusu evlendikten sonra kızın saçını kestirmesi, bol bol kilo alması ve sevişmekten vazgeçmesidir.”

Kategoriler
Aşk ilişkileri Uncategorized

Neden yanlış erkeklere aşık oluyorsunuz?

Hayatın birçok alanında doğru kararlar verirken, erkekler konusunda yanlış mı yapıyorsunuz? İlişki danışmanı Candan Ünal, size yardımcı olacak öneriler sunuyor, yanlış erkeğe aşık olmanın nedenlerini açıklıyor.

Bazı kadınların lisedeki sevgilileriyle bir ömür boyu yaşamaları, sizin ise sürekli yeni doğru adam arama serüveninizin devam etmesi, sinirlerinizi bozuyor olabilir. Sürekli yanlış adamları seçerek, her seferinde hayal kırıklığı yaşamaktan yoruldunuz mu? Şikayet etmek yerine, bunun sebebini araştırmaya başlamalısınız. Öncelikle bu psikolojiden çıkın ve nerede yanlış yaptığınızı bulun.

Korkularınız sizi tetikliyor olabilir!

Bazen sırf yalnız kalmamak için veya karşınızdakinin iyi bir insan olduğunu düşündüğünüz için ilişkiye razı oluyor musunuz? Belki de bunu hayatınızın her alanında yapıyorsunuz. Ancak bir ilişkiye başlarken, toplama bilgisayar gibi, toplama bir adamla yola devam edemezsiniz.

Örneğin doktora gittiğinizde hastalığınız için sizi iyileştirmek için tam olarak çözümü olmayan, farklı bir tedavi uygulamak istese, bunu kabul eder miydiniz? O zaman kalp sağlığınız ve ruh sağlığınız için de, size uymayan bir adamı sadece yalnız kalmamak gibi korkularınız yüzünden kabul etmeyin.

Heyecanınız kalp gözünüzü kapatabilir!

Belki de tutkularınızın ve heyecanınızın peşinden o kadar hızlı koşuyorsunuz ki; yanından hızla geçtiğiniz güvenli limanları görmüyorsunuz. Gerçekten ne istediğinizi biliyor musunuz? Sağlam, sağlıklı ve kalıcı bir ilişki mi; yoksa kısa süreli tutkulu ve şehvet dolu bir aşk mı? Genellikle bu ikisini aynı yerde bulmak zordur. Bu yüzden bir karar verin.

Yanlış erkeği hemen fark edemiyorsunuz!

Bazı adamların üstünde kocaman harflerle “bana yaklaşma” yazar ama biz bunu görmezden geliriz. Onun öyle olmadığını veya sizin sevginizle düzeleceğini düşündüğünüz oldu mu hiç? Sizden önce defalarca başkalarının denediği ve başaramadığı bir şeyi, sizin başaracağınızı düşünmenizi sağlayan nedir; daha önceki ilişkileriniz mi? Üstünde neredeyse kurukafa işareti bulunan erkeklerden uzak durun. Siz göremiyorsanız, çevrenizdekilere güvenin. Muhtemelen onlar sizden önce durumu fark ediyorlardır.

Kalp sesinizi dinlemiyor olabilirsiniz!

“Simyacı” romanında, “kalbini dinle, çünkü kalbin neredeyse; hazinen de oradadır” diye nasihatte bulunur. Gerçekten, çoğu durumda kalbinizin sesi, size doğru olanı söyler.

Biriyle ilk tanıştığınızda veya bazı şeyler ters gitmeye başladığında, içsesiniz size pek çok uyarıda bulunur. Ancak sezgilerinize güvenme yeteneğinizi kaybettiyseniz, içinizdeki ses ne kadar güçlü bağırırsa bağırsın, size kendini duyuramayacaktır.

Altıncı hissinizle, iç sesinizle, sezgilerinizle, siz ona ne diyorsanız onunla bir an önce barışın ve bir şeyin yanlış olduğunu hissettiğinizde, önüne bazı akılcı sebepler ve bahaneler koyarak iç sesinizi susturmaktan vazgeçin.

Gerçekleri kucaklamayı öğrenin!

Kötü bir ilişkiye balıklama atlamanın, kötü bir ilişkiyi devam ettirmenin en önemli sebeplerinden biri, içinizde yaşadığınız korkulardır. Yalnız kalma korkusu, özgüven eksikliği, rahatı bozmama isteği, kendini güvende hissetme hatası… Daha pek çok sebep yüzünden, aslında kötü gittiğini bildiğiniz bir ilişkiden kurtulmama yanılgısı içine girebilirsiniz.

Korkularınızla yüzleşin ve onları yenin. Eğer korkularınızın sizi ele geçirmesine izin verirseniz, hayatınız boyunca doğru insanla karşılaşma ihtimaliniz düşük olacaktır. Kendinizi sevin ve korkularınızdan arının. Ancak o zaman gerçekten sevildiğiniz ve içinde huzur bulduğunuz bir ilişkiyi yakalayabilirsiniz.

Candan Ünal

Yazar, ilişki danışmanı

[email protected]